İstanbul 6°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Aptal taklidinin bedeli artık ödenemiyor

  • Tarikat kavgaları devlete yansıdı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Aptal taklidinin bedeli artık ödenemiyor

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2024

Yazı İçeriği

  • Aptal taklidinin bedeli artık ödenemiyor

  • Tarikat kavgaları devlete yansıdı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tarikat kavgaları devlete yansıdı

AKP, beceremediği ya da batırdığı her konuda, ki sayıları hiç de az değil, muhalefeti suçlama huyundan asla vazgeçmiyor.

22 yıldır Türkiye”yi “istikrar” diye diye aralıksız yöneten AKP iktidarı, sürekli gücünden, becerikliliğinden söz etmesine ve durmaksızın “En iyi biz biliriz” demesine rağmen öngörüsüzlüğünün, beceriksizliğinin yarattığı tüm sorunlarda topu muhalefete atıyor ve “Onların yüzünden” diyor.

Son olarak iktidarın göçmen politikasının çöküşünü gösteren ve Türkiye’nin başına büyük bela olma potansiyelini barındıran olaylarla ilgili olarak da Reisi Cumhur muhalefeti suçladı.

Oysa aynı muhalefet kendi seçmeni tarafından sığınmacılar, yasa içi ve yasa dışı göçmenler konusunda “sessiz kalmakla” suçlanıyordu ve gerçekten de geçen hafta “Beşar Esad’la görüşerek göçmenlerin geri gitme koşullarını sağlayacağız” diyene kadar bu konuda iktidarın dümen suyunda olduğu için sert eleştirilere maruz kalıyordu.

İşte Erdoğan çıktı ve bu muhalefeti, iktidarın Türkiye’yi felakete götüreceği başından beri belli olan göçmen politikasını sessizce seyreden ve iktidarın AB emriyle uyguladığı politikaya belki de AB korkusuyla karşı çıkmayan muhalefeti eleştirdi.

İktidarın hatalarından doğan sorunları muhalefete yükleme kervanına katılan bir diğer isim ise nispeten daha makul birisi olduğunu zannettiğimiz Mehmet Şimşek oldu.

Şimşek de getirmeye çalıştığı vergileri savunurken bu vergilere gerekçe olarak EYT ödemelerini gösterdi ve EYT’nin de muhalefet yüzünden çıkarıldığını iddia etti.

Şimşek’e göre EYT’nin çıkarılmasını muhalefet istemiş, iktidar da çıkarmıştı. Bu da vergilere gerekçe olmuştu.

Muhalefet istedi diye değil yasa, en makul önergeyi bile TBMM’den geçirmeyen iktidarın muhalefet istedi diye yasa çıkardığına inanmamızı bekleyen Bakan Şimşek, daha pek çok popülist davranışın seçimi kazanmak için yapıldığını elbette söyleyemezdi.

Ama en azından “Hadi bunu kabul edelim, peki Hazine’ye birkaç trilyonluk yük getiren ve Merkez Bankası’nın 800 küsur milyar dolar zarar etmesine neden olan Kur Korumalı Mevduat’ı da mı muhalefet çıkardı” diye kendisine sorulabilirdi.

Ya da “Bu vergilerle zararlarını kapattığınız KÖİ projelerini de muhalefet mi yaptırdı, o ünlü müteahhitlerin milyarlarca lira vergi borcunu muhalefet mi sildirdi?” diye de elbette soran olmadı.

AKP, kaldığı yerden devam ediyor ve seçmeni aptal yerine koyarak başarılı olacağına inanıyor.  

AKP’nin yokluğa mahkum ettiği ve ülkesini batırdığı seçmene dönüp “Ben aslında bir şey yapamayan, zavallı edilgen bir iktidar idim. Ülkeyi aslında muhalefet yönetti” şeklindeki özsavunması komiktir.

Kendi seçmeni dahil tüm seçmenler için bu saçma sapan bahaneler, bu güçsüzlük itirafı inandırıcı olmaktan da, kabul edilebilir olmaktan da çok uzaktır.

Birkaç istisna dışında hiç kimsenin buna inanacak kadar aptal olduğunu zannetmiyorum.

Bilirim ki, bazen öyle değilmiş gibi görünseler de seçmenin ezici bir çoğunluğu aptal değil tam aksine cin gibidir.

Ancak bedeli mukabilinde aptal gibi davranabilir.

AKP geçmişte bu bedeli ödeyebiliyordu.

Şimdi ödeyemiyor.

Çünkü azalan para artık sadece AKP’li zenginlere yetiyor. 

Sağlık Bakanı’nın gideceğini biliyorduk da, Çevre ve Şehircilik Bakanı hesapta yoktu.

Ben sağlık nedenleri ile affını isteyen bakanın Ömer Bolat olduğunu duymuştum.

Ama aynı gerekçe ile önden giden Özhaseki oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki gitti hem de ne gidiş.

Her ne kadar görevden alınma kararnamesinde “affını isteyen” falan diye yazıldıysa da, ortada af isteme falan yok, resmî açıklamayı beklemeden gidişini sosyal medyasından “Bıraktım” diye duyurdu Özhaseki.

Ne yalan söyleyeyim, davranışı bu zamana göre oldukça onurluydu.

Belli ki, özellikle baskılardan, ihale süreçlerindeki olanlardan bunalmış. Ayrılığını duyurduğu metindeki “haram lokma” vurgusu muhtemelen bu nedenle yapılmıştı ve zannederim son zamanlarda deprem bölgesinde şaibeli firmaların ihale etkinliğini hedef alıyordu.

Yerine hemen “Nöbetçi Bakan” Murat Kurum geri geldi.

Anlaşılan “siyasi iktidarın” elinde fazlaca güvenilir adam kalmamış olmalı ki, ne zaman sıkışsalar “Murat Kurum” diyorlar.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı gibi önemli bir göreve adaylık söz konusu oluyor, ortada bıçak sırtı bir durum var, elde Ergün Turan gibi, Ali Yerlikaya gibi, hatta Süleyman Soylu gibi kazanma olasılığı daha yüksek adaylar var.

Ama Saray efradı “Murat Kurum” diyor.

Ankara’da önemli bir bakanlık boşalıyor, akla yine ilk olarak İBB seçimlerinde açıkça başarısız olmuş Murat Kurum geliyor.

Bu arada Ankara’da başta Sağlık Bakanlığı olmak Bakan atamalarında da, bürokrasideki yeniden yapılanmada bir tarikat ya da cemaat etkisinden söz edilip duruyor.

Menzil Tarikatı’ndaki bölünmenin iktidara da yansıdığı, bürokrasideki atamalarda tarikat içindeki kavganın izlerinin iyiden iyiye su yüzüne çıktığı ve tarikatın farklı kollarının farklı bakanlıklarda veya aynı bakanlığın farklı kollarında etkili olmaya çalıştığı kulaktan kulağa aktarılıyor.

Koskoca devlet giderek cemaatlerin, tarikatların oyuncağı oluyor.

Biz de bunu siyasi bir mesele imiş gibi izliyoruz.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Cehaletle yönetilmenin felaketle biteceğini görebildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026